Skip Navigation Links
Türkçe » Haber : MGK toplantısı “Böyle devam”
 
2009-12-30 01:27
MGK toplantısı “Böyle devam”
KK-Haber
info@kerkuk-kurdistan.com
DIYARBEKIR, 30/12 2009 — MGK toplantısı’nın durumu berraklaştırması bekleniyordu. Özellikle, Özel Kuvvetler arşivinde, sivil hakimin arama yapması ve Bülent Arınç’a karşı hazırlandığı iddia edilen suikast ile ilgili açıklayacı olması bekleniyordu. Askere yakınlığı ile tanınan, Radikal gazetesi yazarı Murat Yetkin, yazısının başlığını yarım yazmış. “Böyle devam” olan başlığın devamı nedir belli değil. Murat Yetkin devam’ın ne olacağını bilmiyor.

Bülent Arınç’a süikast düzenleme iddiası ve Özel Kuvvet’lerden muvvazaf subayların yakalanması ve sorgulanması ile ortaya çıkan, asker ile hükümet arasındaki çelişki’nin son noktaya ulaştığı şeklinde değerlendiriliyor.

Gerçi Türkiye’deki durumu bir MGK toplantısı ile çözmek mümkün değil ve yıllarcadır güçler arasındaki mücadele devam ediyor.

Türk ordusundaki bazı güçler, AKP’nin iktidara gelmesinden sonra, defalarca askeri darbe yapmak istemiş, planlamış ama başaramamışlar. Dünya koşulları elverişli olmadığı için ve hükümet teslim olmadığı için darbeseverler darbe yapamamışlar. Yapamamışlar ama sürekli gündemde tutmuşlar.

Ergenekon medyası ve ergenkouncu’ların mahkemedeki tavır ve tutumları, Türkiye’nin darbeye ne kadar yakın olduğunu gösteren önemli bir indikatördür.

Doğu Perinçek veya diğer tutuklular, savcı ve hakimleri, ya da Ergenekona karşı olanları tehdit etmeye başladıkları, zaman bu Türk ordusu içerisndeki darbeci güçlerin güçlendiği ve amaçlarına yaklaştıklarını gösteriyor.

2007 sonrasında, bir çok kez böyle anlar yaşandı ve Ergenekoncular ciddi ciddi umutlandılar. Hatta Yalçın Küçük TV programlarında açık açık başkalarını ethdit etmeye başladı. Ama sonra darbeciler bir taraftan darbelendiler ve umutları söndü.

Önemli diğer bir indikatör de Abdullah Öcalan’ın Görüşme Notları’dır. Abdullah Öcalan da, Ergenekoncular ile birlikte seviniyor ve üzülüyor. Bu görüşme notlarına yansıyor. Sadece görüşme notlarına değil, apocu’ların yaptığı provakasyonlar şeklinde kendini gösteriyor.

Son olaylar da böyle yorumlandı. Abdullah Öcalan’ın kendisi kaldığı odadan şikayetçi idi ve odası değiştirldi. Başka mahkumlar ile görüşme olanakları sağlandı, ama Abdullah Öcalan Ergenekon ve darbecilerin direktifleri doğrultusunda hareket ederek, Kürdistan’da bir kaos yarattı ve hala devam ediyor.

Bir aya yakın bir süredir, Hakkari ve Yüksekova’da hergün sokak çatışmaları, kepenk kapatma, molotof bombaları ile şehirler savaş alanı oluyor. DTP, belediye seçimlerinde Hakkari’den %85 oranında oy almıştı, hakeza Yüksekova’da da çok yüksek oylar ile belediye başkanlığını aldı. O zaman bu iş ne iştir? Ne istiyorlar? Niçin yapıyorlar? Bu gelişmeler Kürt düşünce tarzına göre izah edilemez. Çünkü Kürt’lere hiçbir yararı yok.

Tam bu hengamede Özel Kuvvetçi subayların, suçüstü yakalanmaları sonrasında durum daha fazla gerginleşti ve sivil hakimin ’kozmik odalar’da arama yapmaya başlaması, sivil kanadın baskın olduğu şeklinde yorumlandı. Ama herhalde iş bitmemiştir ve sivillerin kesin bir zafer elde ettikleri söylenemez. Yani durum hala ortada.

Dengeyi siviller aleyhine bozan en önemli faktör Apoculardır. Kürdistan’daki belediye başkanları ve eski DTP yöneticilerine karşı yapılan operasyon’un ne anlama geldiği henüz açık değil. Kimin kime operasyon yaptığı ve ne niçin yaptığı da açık değil.

Operasyonun ilk gününde operasyonu destekler mahiyette haber yapan Zaman gazetesi, bir gün sonra tutum değiştirdi. ’KCK/TM’ operasyonu ile ilgili haber yapmadı. Bu da DTP’lilere yapılan operasyonu daha bir anlaşılmaz kılıyor.

Bazı Kürt çevrelerin’de varolan diğer bir kuşku ve hatta iddia ise, ’KCK/TM’ operasyon’u, Tokat Reşadıye askerlere karşı yapılan eylem ve HPG’nin üslenmesi, sokak çatışmaları ve yakalananların ellerini kelepçeleyerek fotograflarının servis edilmesi bir planın parçalarıdır. Hatta son günlerde medyaya servis edilen eski bir video’nun—gerillaların cenazelerinin yerde sürülmesi ve bir subayın cenazeleri tekmelemesini gösteren video—da aynı oyunun parçası olduğu kanaatindeler. Çünkü o videoyu çekenler asker ve”ilginç” bir zamanda servis edildi.

Eski DTP’lilere operasyon yapmaya karşı illeri sürülen bir argüman da, operasyonun Kürdistan’daki Ergenekona yapılmıyor olmasıdır. PKK, DTP ve diğer bir çok apocu örgütü yöneten, idare eden esas gücün Türk ordusu içerisndeki subaylar olduğu kanaatı oldukça yaygın. Onlara dokunulmadan, sokak göstericilerini yakalamak veya DTP belediye başkanlarını yakalama’nın etkili olacağı mümkün görünmüyor.